Paribu Art – Yan Sahne, 19 Şub Perşembe 18:30
Volkan İncüvez 19 Şub Perşembe günü Paribu Art – Yan Sahne sahnesinde!
Volkan İncüvez'in 12 Yıldır Sahnelediği, Yurt İçi ve Yurt Dışı Olmak Üzere 300'e Yakın Konsere Ulaşan "Hepyek" Solo Performansı 19 Şubat’ta Paribu Art’ta
Ney, vokal, perdesiz gitar, elektro gitar ve çağlama enstrümanlarının kullanıldığı; makamsal müzik, modern müzik öğeleri ve doğaçlamalardan oluşan tek kişilik canlı loop performansıdır.
Günümüz dünya müziği kriterlerine uygun bir sound ve aranje anlayışından yola çıkarak seçilmiş repertuarda, halk müziği ve geleneksel Türk müziği eserlerinin ve benzeri tavırdaki fikirlerin, döngüsel minvalde yorumlanmasıdır. Bu döngülerin amacı geleneksel müzikte var olan ‘’dem tutmak’’ öğesini temsil etmektir ki “dem” tutmanın yanında sonsuz ritim ve armoni olanaklarını da bize sunar. Geleneksel ve pastoral bir müziğin, endüstriyel ve modern hayat algısı ile “gerilim-çözülüm” ilişkisi gibidir adeta. Tüm bu olgu, duyu ve duygular, bazen öze küçülerek bazen de yabancılaşarak kimliklerinden arınır ve sükûta erer. Teknik anlamda ise bu performans, Anadolu’ya mâl olmuş ritmik ve melodik yapıların yanı sıra; afro ritim ve groovelar, doğaçlama fusion sololar, taksimler, makamsal melodi ve armoniler ile örülür. Nihai amacı ise trans halinde sıhhate kavuşmaktır.
Başka bir deyişle; Hepyek, melodi ve armonilerini kara parçalarında büyütür, bir rotası olmadan semada dolanır ve duygusunu denizin dibine bırakır.
- - - - - - - - -
Volkan İncüvez, Giresun Bulancak’ta başlayan müzik yolculuğunu, duyduğu ilk türkülerden bugünün çağdaş sahne pratiklerine uzanan derin bir arayış olarak sürdüren çok yönlü bir müzisyen. Çocukluğunda ailesinden dinlediği şarkılar ve türkülerle şekillenen kulak hafızası; lise yıllarında gitarla sahneye çıkması, amatör tiyatroda oyun müzikleri yapması ve ardından Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı’nda ney eğitimi almasıyla disiplinli bir müzikal dile dönüştü.
Neyzen Kâşif Demiröz’ün öğrencisi olarak başladığı icracılık serüveni, tasavvuf müziğinden çok sesli Türk müziğine, geleneksel repertuvardan çağdaş üretimlere uzanan geniş bir alana yayıldı. İzmir ve İstanbul’da farklı korolarla, topluluklarla ve ustalarla çalışarak makamsal müziği yalnızca koruyan değil, onunla düşünen bir yaklaşım geliştirdi. Ney, vokal, çağlama, perdesiz ve elektrik gitar gibi enstrümanları birlikte kullanarak her projesinde geleneği bugünün ses dünyasıyla yeniden ilişkilendirdi.
İncüvez’in solo albümleri Kün ve Mahal, bu yaklaşımın iki farklı yüzünü gösterir: biri nefesin uzay-zamandaki yolculuğunu çok sesli bir deneyime dönüştürürken, diğeri sadeleşmiş bir Klasik Türk Müziği tavrıyla öze bakar. Quartet çalışmaları ve elektronik dokularla kurduğu projelerde ise, armonik karakterini taşıyan bir geleneksel müzik anlayışını merkeze alır.
Bu yaklaşımın sahnedeki en yalın ve yoğun ifadesi ise hepyek projesinde hayat bulur.